8. ''SARMAL DÖNGÜLER''

SIFIR NOKTASI

0
18px

8. ''SARMAL DÖNGÜLER''

194 görüntülenme

SIFIR NOKTASI 
8.''SARMAL DÖNGÜLER''
“Gün Aksa Alatan,” diye fısıldadı, ağır adımlar düşüyordu kulaklarımdan içeri aynı saniyelerde. Bu gelen, ölümün ayak sesleri. “Düştün mü yeniden elime?”
Bazen, tüm karşı çıkışlar yetersizdir. Ve yine bazen, kaçtıkça vardığın kendi bitişindir.
Geçip giden tüm günler boyunca yakalanmaktan kaçmak için didinip durduğum son, şimdi karşı karşıya kaldığım tek gerçekti. Kapı duvar olmuş, geçit vermeyen bir yolun sonundayım; aklımda kurduğum her şey yerle birdi, yüzüme okkalı bir tokat gibi çarpan kelimeler ise ensemde bitmişti.
Tutuşu sert ve baskıcıydı. Kolu arasında çırpındığım ilk saniyede silahın namlusu bel boşluğuma kocaman bir yük olup battığından artık nefes bile almak zordu. Çırpınan hâlimin beraberinde tutuşu tehditkâr bir sertliğe büründü.
Sonsuz bir döngü.
Bir sobeleme oyunu.
‘‘Rahat durman gerektiğini söylememe gerek yok, biliyorsun artık bunu. Zarara uğrarsın, hım güzellik?’’ diye fısıldadı aynı ses, nefesim içime kaçmıştı. “Hem birbirimizi tanıyor sayılırız. Haksızlık etme şimdi. Sözlerimi dinlemediğin takdirde sana neler yapacağımı az çok tahmin ediyorsundur. Öyle zeki de bir kızsın hayatım.” Elçi buradaydı.
Nabzımın üzerine çöken ağırlık göğsümün ortasındaydı. Parmakları tenimi solduracak kadar derin bir baskı kurdu etime, dudaklarım eziliyordu. Burnuma karışan nikotin kokusu genzimi çürütüyordu.
Paragraf Yorumları

Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz