1. ''GERİYE SARAN YANGINLAR''

SIFIR NOKTASI

1
18px

1. ''GERİYE SARAN YANGINLAR''

681 görüntülenme

SIFIR NOKTASI
1.''GERİYE SARAN YANGINLAR''
Gözlerim duvarda asılı kalan saate uğradığında zamanın içinde ilerleyen saniyeleri sayıyordum. Bir, iki, üç... Takvim yaprakları yılın ilk ayının içinde. 25 Ocak. 2024. Saat, 08.17.
Omuzlarımı hafifçe düşürerek adımlarımı parke zeminde sürükledim. Beyaz renk ahşap kitaplığın raflarına sıralı kitaplarımın tam karşısında dikildiğimde, sesli bir nefes alarak kollarımı göğsümde bağladım. Gözlerimi rafların içine düzgün ve renk sırasına göre dizilmiş okuma kitaplarımda gezdiriyordum. Bu gece annemin yanında kalacağım için çantama bir değil birkaç kitap daha atsam iyi olurdu. Belki de çizgi roman?
“Gün! Hadi! Kahvaltı yapacağız daha. Merkeze geçmem lazım. Seni mi bekleyeceğiz kızım zanlısından amirine...”
Kafamı küçük bir açıyla omzumun üzerinden arkaya çevirdim ve kapalı kapı ardından, büyük ihtimalle koridordan bağıran babama karşılık dudaklarımda küçük bir gülümseme belirdi. Sürekli geciktiğim için homurdanmak alışkanlıklarından sadece birisiydi.
Gün. Adım buydu benim.
Gün Aksa Alatan.
Bana anlatılana göre; bir kış günü, kesilen elektrik sonrası zifiriye boyanan odanın içerisinde annem bir mum yakmış. Hiç geçmez sanılan bir karanlık... Annem hiç sevmez karanlıkları, tek başına kalmak ve yalnızlık da ona göre değildir. Bunun bir sebebi var mıydı, yoksa zamanın ona kazandırdığı bir alışkanlık hâline mi gelmişti? Pek bir fikrim yoktu bu konuda. Her neyse... Tam sekiz yıl çocuk hasretiyle geçirmişler günlerini ve uzun tedaviler sonrasında bana hamile kaldığını öğrenmiş. Tarifsiz bir mutluluk olmalı belki de... Aslında yalnızca babam için. Hatta, en çok onun için. 
Her insan yolunu aydınlatan ışığı arayarak geçirir ömrünü. Kimi bulur, kimi karanlıkla gömülür, demişti bir keresinde annem.  O gece, babamın nöbetine denk geldiği için tek başına olduğundan da bahsetmişti; karnı burnunda, karanlığın içinde mavi-kızıl bir ateş yayan mumun ışığı altında, perdenin ardından dökülen yağmuru izlerken sancısı tutmuş anlattığına göre. Ve ardından, babam lafını şöyle tamamlardı: Gün gökyüzünde kendini belli edemeden, annen Gün’ü kendisi doğurmuş.
Paragraf Yorumları

Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz