35. ''BEN ÖLMEDEN ÖNCE''
SIFIR NOKTASI
35.''BEN ÖLMEDEN ÖNCE''
"Julie..."
Nabzım hâlâ yüksek bir hızla atıyor, parmaklarımın arasında asılı kalan fotoğrafın ağırlığını üstümden atamadığımdan bu anın gerisinde kalmış gibi hissediyordum. Birkaç saniye geçti... belki biraz daha. Tahminimce elli beşinci saniyede soğuk bir ürperti hissettim. Julie burada.
Onunla tanıştığım geceyi en ince ayrıntısına kadar zihnimden geçirirken buluyordum kendimi. Kaçırıldığımı sandığım ve Boris'in onunla gelmem karşılığında babamı aramama müsaade ettiği türden bir anlaşma sonucunda kumarhaneye gittiğimiz geceydi.
Mafya babası olarak anılan ve bu kadının kocası olduğunu öğrendiğim Victor denilen adamın rahatsız edici bakışlarını, Julie'nin Boris'e karşı ettiği ahlaksız lafları da hatırladıkça tüylerim aynı hislerle diken diken oluyordu sanki. Tıpkı o gece olduğu gibi midemi bulandırırken yakalıyordum yüzündeki ifadeyi. Victor ile evliliğini sadece güç gösterisini sevdiğinden sürdürdüğüne dair cümleler kurduğunu hatırlıyordum. Üvey oğlu olarak tanıdığım Leonardo'nun yüzü beliriyordu çok geçmeden zihnimin ortasında. Boris ile haberlere düştüğümüzden yaşadığım hayalkırıklığıyla beraber annesine ait bilekliği ateşe vermek istediğimi ve gecenin devamında yalnız kaldığımda Leonardo'yu kapıma kadar çağırdığımı... dönüş yolunda Boris tarafından öldürülesiye dövüldüğünü de hatırlıyordum. Ve en önemlisi... Pusat'ın onu ortadan kaldırmak için gerçek anlamda öldürdüğü gerçeğiyle de yüzleşiyordum.
İçimi yumruklayan, mide bulandırıcı bir his aldım. Ters giden bir şeyler vardı.
Belli ki Tanrı, bu gece farklı bir plan yaratmıştı.
İlk saniye, bir kaçış yolu arar gibi etrafıma bakınırken bulabilmeyi umduğum tek kişinin de ortalarda olmadığını fark etmem uzun sürmedi. Siyah takım elbiseli, iri yarı sarışın bir adam dikiliyordu salon girişine yakın bir yerde.
"Sevgilini arıyorsan dışarıda... yapması gereken bir görüşme var." Endişemi kaybetmeye yetmedi kurduğu cümle, kirpiklerimi kırpıştırdım ve girişte dikilen adama karşılık durduğum yerde kıpırdandım. İngilizce konuşuyordu. "Gleb ise korumam," dediğinde gözlerimiz buluştu. Yutkundum sessizce. "Victor ve Leo'yu kaybettikten sonra Bay Matvey bir korumanın daha iyi olacağına karar verdi. Bu adamların yoldaşlarının arkasında kalanlara sahip çıkmak gibi bir özelliği var... verdikleri canın karşılığında Tanrı'yı böyle memnun edeceklerine inanıyorlar."
© 2026 Gizem Yiğit. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz.
Bu bölüm telif hakkıyla korunmaktadır ve yazdırılamaz. © 2026 Gizem Yiğit
Paragraf Yorumları
Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz