28. ''ROLÜ DEĞİŞEN VEZİR''
0
N O K T A S I
N O K T A S I
28. ROLÜ DEĞİŞEN VEZİR
yarım saat önce
Direksiyonu avuçları arasında çevirerek ana yola çıkardığında zorlukla sert bir nefes alabildi. Bir eli şakağına ilerledi, ağrılar sokulan alnını ovuştururken yorgun gözleri akan yolu dikkatle takip ediyordu. Gaza asıldı, hızını daha da arttırdı.
Şeytanlar, uzun bir süredir uykularını çalıyordu gözlerinden. Uyku uyuyamaz olmuştu. Aylar önce, kızı henüz tehlikenin merkezinde değilken ve iki kişilik, yeterince düzenli bir hayatları varken, gönül rahatlığıyla uyuduğu geceleri özlüyordu. Ama şimdi ne düzeni vardı, ne de kızı.
Bir zamanlar ise her şeyi. Ve Sergen o zamanların yoksunluğunu çekiyordu.
Hazan onları terk ettiği günden bu yana tüm hayatını kızına ve işine adamıştı. Kocaman evde, neredeyse her gün annesini özlediği için ağlayan beş yaşında bir kız çocuğuyla baş başa kalan, kaybettiği her şey ile yüzleşmiş yapayalnız bir adamdı. Ağırlığı tartışılmazdı. İtiraf etmeliydi ki, baba olmak kolay değildi. Annesi tarafından terk edilmiş, beş yaşındaki bir çocuğa her şey olabilmek ise asıl meseleydi.
Doğum günleri önemliydi mesela. Hediyeleri tahmin etmek ve sabredemeden açmak Aksa için zevkliydi. Gözleri parlıyordu her seferinde. En sevdiği şey ise kesinlikle pasta kesmekti. Meyveli olanlardan. Mumları kendisi gelişi güzel dikip yakmasını beklerdi hepsini. Hafta sonları değerlendirilmeli sonra, bale dersine zamanında yetiştirmeli, gerekirse gösterilerine katılmalı ve annesinin eksikliğini hiç hissettirmemeliydi. Yorulabilirdi, dayanamayabilirdi, çok acı çekiyor da olabilirdi ama... Kızına değerdi.
Günün sonunda, bir avucuyla yakasına sıkıca tutunup kollarında huzurla uyuyan bir kız çocuğu kalıyordu geride. O yaşlarında götürdüğü psikoloğa sorma ihtiyacı hissetmişti elbette. Sık sık yaptığından ve Sergen Alatan en ufak bir şeyi bile kafasına taktığından bu ayrıntılar onun için önemliydi. Çünkü o sıralarda konuşmak bile istemiyordu Aksa, içine kapanmıştı. Bir çocuk, kaybetme içgüdüsüyle sarılma ihtiyacı hissedebilir. Bir eli, muhakkak yakasında oluyordu bu sebepten. Büyüdükçe kaybetmişti bu alışkanlığını ama yerini daha başka şeyler almıştı.
Çocukluğu geçiyordu gözünün önünden. Şu dünyada acısını dindiren, yalnızlığını kalabalıklaştıran tek varlığıydı kızı. Şimdi... ellerinden kayıp gittiğini hissediyordu ve ilk kez yaptığı seçimleri sorgularken buluyordu kendisini. Ardından kalbini yokluyordu hız kesmeden. Pişmanlığa çok yakın, ilk kez bu denli yenilmiş... Birkaç kez, nefesinin kesildiğini de hissetmişti bu sebepten.
© 2026 Gizem Yiğit. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz.
Bu bölüm telif hakkıyla korunmaktadır ve yazdırılamaz. © 2026 Gizem Yiğit
Paragraf Yorumları
Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz