25. ''DİBİ GÖRÜNMEYEN BATAK''
şanışer, dedublüman- ben kimim
the weeknd- timeless
the weeknd- timeless
0
N O K T A S I
N O K T A S I
25. "DİBİ GÖRÜNMEYEN BATAK"
Musluğu açtı. Soğuk su birden deliğe doğru boşalmaya başladığında ateşten gözleri suya çevrildi; ellerini altına tutarak avuçlarına doldurdu ve buz gibi suyu ardı ardına üç kez yüzüne çarptı.
Su deliğe süzülürken musluğu kapatmadan önce kısa bir an düşündü. Her şeyi. Başının belasını... Alt dudağında dilini dolandırıp avuçlarını iki yandan mermere yasladı ve su damlaları suratından keskin çene kemiğine doğru usulca süzülürken aynaya döndü bakışları. Ayna üzerine düşen görüntüsü zerre umurunda değildi. Aklı tamamen onunla doluydu. Baktığı yerde, karşı karşıya kaldığı gözler şu sıralar hiç değişmiyordu. Sert ve güçlü bir nefes çekti içine, doğrudan ciğerlerine nüfuz eden hava ile birkaç saniye nefesini tutarak çatık kaşları aşağısında gözlerine baktı. Kendi gözlerine. O gözlerden saklanmayı başardığı tek yere.
Kontrolü sağlamak için kaç kez başa dönüp saydığını hesap edemiyordu. Aşağı katta, tüm kayışları kopmadan hemen önce 27 yıllık hayatında tek bir saniye bile böyle hissedip hissetmediğini düşündü. Parmakları masanın zemininde ürpertici bir ritim tutarken ise aklından tek bir şey geçirdiğini hatırlıyordu. O piçi öldürecekti. Attığı her adımı kafasında bir noktaya kodlarken öyle hızlı ve aceleciydi ki, ikinci katın kapısına dayanması saniyelerini dahi almamıştı.
On dakika?
Kanı, kalbini saran damarları yakacak kadar bozuk bir titreşimle kaynadı. Dişlerini birbirine bastırırken bilinçsizce gözlerini kapatıp o vahşi hissi yenmek için birkaç saniye beklemeyi seçti. Bekledi. Bekledi... Sikerdi. Teninde adi ve varlığından bir haber olduğu bir ateş daha ele geçirmişti tekrardan; kıskançlık. Birkaç dakika öncesine kadar kontrolünü sağlamıştı halbuki. Öyle sanıyordu. En ağırı, bu saçmalıkla baş etme yöntemini henüz bulamamıştı. Daha önce hissetmediği duyguların kontrolünü sağlamakta zorlanmasına tek sebep Gün Aksa Alatan olacak sinir bozucu ama akıl koymayacak kadar çelici baş belasıydı. Pekala, onu nasıl tanımlaması gerektiğini bile bilemiyordu.
Dudakları belli belirsiz bir gülüşle bir yana sıyrıldı, ellerini köşedeki dolaptan bulduğu havlu ile kurularken derin bir nefes aldı, düşüncelerinin hiç yeri değildi. Aksilik istemiyordu; bir an önce eve gitmeleri gerekti. Havluyu demir askılığa asarak banyodan çıktığında istemsizce çattığı kaşları aşağısından etrafı süzdü. Tül perdeler ardından dökülen ay ışığı haricinde tek bir ışık bile yoktu odada. Yatak tam karşısında, yan bir açıda giriyordu radarına.
Sıkıntılı bir nefes verirken birkaç saniyeliğini olduğu yerde öylece durdu.
© 2026 Gizem Yiğit. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz.
Bu bölüm telif hakkıyla korunmaktadır ve yazdırılamaz. © 2026 Gizem Yiğit
Paragraf Yorumları
Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz