2. KALKAN

AYKIRI KIYILAR

1
18px

2. KALKAN

214 görüntülenme

2. KALKAN
Kalkan her gece olduğu gibi bu gece de büyülüydü.
Gecelerini bu kadar sevmemin başka bir nedeni olmalıydı. Aslında vardı da, biliyordum. Her şey sessizleştiğinde, birkaç dakikalık mesafedeki sahile sığınabildiğimden daha ayrı bir seviyordum mesela. İnsanların genelde çarşıya indiği zaman dilimi de buydu, çoğu eğlence mekânlarında soluğu alırken ben tüyüp buraya gelebiliyordum ve en güzel yanı da buydu; sahilin iç kesimlerinde tek tük insan dışında kimseyi görmüyordum. Denizin üzerinde ağır ağır sallanan sandalları izlemek, dalgalardan çarpan soğuk kokuyu içimde büyütmek de buna dahildi.
Eskiden ablamla birlikte sık sık geldiğimiz zamanlardan kalmış bir alışkanlık da olabilirdi pek tabii. Alışkanlıklarından hiçbir zaman kolayca kopabilen biri olmamıştım zaten. Yirmi yıllık hayatımda babamın dizinin dibinden bir an olsun ayrılamama sebebimin ara sıra bu olduğunu da düşünmeye başlamıştım hatta. En azından iki yıl öncesine kadar düşüncelerim bu eksenden bir türlü çıkamamıştı.💬 1
Yaş aldıkça daha farklı bir ruh hâlinde buluyordum kendimi. Belki de ablam da böyle olmuştu. Üniversiteye gitmiş ve bir anda âşık olmuştu. Tabii, hiçbir şart altında okulu, her şeyi ve herkesi geride bırakıp o adam ile yurt dışına kaçmasına gerek yoktu. Ama olmuştu işte.
Derin bir nefes alarak gözlerimi yumdum. Saçlarım hâlâ birkaç saat önce babamın gözüne batan hâliyleydi ve saç tutamlarımın arasına sızan rüzgârın belli belirsiz dokunuşlarını böylesine hissetmek huzur vericiydi. Elbette, ismimi duyana kadar.
"Tamay!"
Israrla gözlerimi kapalı tutarken duymazdan gelmeye çalıştım. Serkan kim bilir ne için gelmişti? Saat gece yarısıydı ve otelde işlerin benim için durduğu noktadaydık. Ne diye içine ediyordu şu anın?
"Aloo," dediğinde adımlarının sesini duymamla beraber omzumdan iteklenmem bir olmuştu. Burnumdan sert bir nefes vererek gözlerimi öfkeyle açtım ve tepemde dikilen surata diktim gözlerimi. "Ne istiyorsun ya? Ne?" diye çıkıştım. "Az bi' huzur ver!"
Dizlerinin üzerine çöktüğünde birkaç santim kenara kaydım. "Üzüyorsun ama beni, Tami," dedi Serkan. Dirseklerini dizlerine dayamış, keko oturuşu yapıyordu. "Cengiz Bey'in elçisiyim, bilmiyormuş gibi konuşma."
Paragraf Yorumları

Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz