9. YÜZÜK
9. YÜZÜK
Ciddi anlamda şoka girmiştim.
İlk saniye, onu görür görmez yapabildiğim tek şey öylece bakakalmaktı. Zaman yavaşlamaya, başımı döndürecek kadar sert bir şekilde beni sallamaya başlamıştı. Çatık kaşları altındaki gözleri yanımdaki adam ile aramda gidip geliyordu. Düşüncelerini okuyamıyordum ama hiç de iyi şeyler geçmediğine emindim. Bedenimi sarmalayan tüm kaslar gerildiğinde sertçe yutkunabildim. Neden buradaydı? Nasıl buradaydı? Aklım almıyordu.
Tenimdeki kan uçup giderken dişlerimi sıktım sessizce. Yanlış mı anlamıştı? Arkadaşlarım yerine beni bu adamla bulmayı beklemiyor olmalıydı. Ama çok geçmeden bizden biraz ötede telefonla görüşen Gözde yanımızda belirdiğinde çehresindeki ifade gölgelendi ama hâlâ çatık kaşları benim huzursuzluğumun asıl sebebiydi.
"Bu kim?" diye sorduğunu duydum Gözde'nin. Omzumu dürtünce kendime ancak o an gelebildim ve bakışlarımı kaçırarak yanımıza doğru yürüyen adamdan aldım gözlerimi.
"Şey-"
"İyi akşamlar," dedi Araf Altemur. "Seni hiç bu kadar çabuk bulacağımı tahmin etmemiştim..." Başımı yüzüne doğru kaldırdım sessizce, alev alev bakan gözleri ile göz göze kaldım. "Şansım bayağı yaver gitti."
"Tamay," dedi Gözde kulağıma doğru eğilerek, odağımı bir türlü toparlayamamıştım. "Kim bu yakışıklı?"
Yakışıklı mıydı? Bir anlık gözlerimi yumup açarak derin bir nefes aldım ve dudaklarımı ıslattım.
"Bizi tanıştırmayacak mısın?" diye sordu Araf Altemur bu kez, gözünden okuyabildiğim korkusuz bir adam olduğuydu. "Eh, ben yaparım. Araf ben, Tamay'ın ko-"
© 2026 Gizem Yiğit. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz.
Bu bölüm telif hakkıyla korunmaktadır ve yazdırılamaz. © 2026 Gizem Yiğit
Paragraf Yorumları
Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz