14. DÜZENİ BOZULAN YOLLAR

AYKIRI KIYILAR

0
18px

14. DÜZENİ BOZULAN YOLLAR

164 görüntülenme

14. DÜZENİ BOZULAN YOLLAR
Güçlü bir hafıza, kuşkusuz ki berbat hissettiren anıların da sorumlusu. Anılar, anlar, geceler ve aptal öpüşler.
Kendimi öldürmemek için tek bir bahanem bile yoktu. Gözlerimi araladığımda ve nerede olduğumu kavradığım beşinci saniye de yatağın diğer ucunda uyuyan adamı fark edebilmiştim. En kötüsü ise hatırlamıştım da... Onu öptüğümü.
Dudaklarımı utançla birbirine bastırdım. Ağlamaklı bir ifade ile put kesilmiştim birkaç dakikadır. Onu öperken tam olarak ne düşündüğümü hesap etmeye çalışıyor ve her seferinde borçlu çıkıyordum kendime. Böyle bir aptallığı yapıp bir de adama unutmasını söylemiştim.
Reva değil, rezil rüsva.
İçine kadar gömüldüğüm yorganı bir de tepeme çekerken nefeslerimin ağırlığı göğsümde, anıların tazeliği ise zihnimdeydi. Resmen dudaklarımı dudaklarına bastırmıştım. Öpmüştüm onu. Aptalın tekiydim. Bugün son günümüzken aptalın önde gideni olarak bir de tescillemiştim bunu. Nasıl yüzüne bakacaktım şimdi? Pekâlâ, onu öpmek problem değildi ama onun beni öpmesi ve benim onu öpmem arasında dağlar kadar fark vardı.
Kısa, çok kısa bir an düşündüm. Utançtan gebermek pahasına aklımı durduramıyordum. Onun tarafından öpülmüş olsaydım eğer... bununla baş edebilir miydim? Unut, deseydi sonrasında da... Bir kez daha yüzüne bile bakmazdım. O da böyle mi yapacaktı? Beni azarlayabilirdi hatta. Anlardım. Kızma ihtimali de vardı. Görmezden gelmesini isteme sebebim ise bu ihtimallerden en baskınının bu olmasıydı. Gidik bir kafayla bunun hesabını yapabilmen olağanüstü, Tamay. Beni etkisi altına aldığını kabul ediyordum; aylar sonunda daha fazla bir araya gelebildiğimiz ilk fırsatta hissettiklerimin başka hiçbir açıklaması olamazdı. Dün gece ortaya çıkan öpücüğün sorumlusu, tüm günler boyunca dudaklarının dudaklarımda olduğunu hayal eden edepsiz yanımdı.
Bir an gözlerimi daha sıkı yumdum. Uykudan uyandığımdan beridir bir santim bile kımıldamamıştım. Kaçıp gidecek olursam bunu çok daha yanlış anlar mıydı? İki saat sonra dersim vardı ve Gözde'nin ders öncesi oturup konuşmak istediğini hatırlıyordum. Ama mümkün durmuyordu. Ve... üzerimde onun gömleği vardı. Kollarından tanımıştım.
Utançtan ölmek isteyip çocukça bir tavır sergilememek için derin düşüncelere daldığım sırada iç çeker gibi nefes aldığını işitip donakaldım. Uyanmış mıydı? Gözlerimi açmadım, göz kapaklarımın altında titrercesine dolaşan göz bebeklerime dikkat kesilmezdi umarım.
''Tamay,'' dediğini duydum ardından kısık bir sesle, kalbim çarptığı şiddetten içime gömülecekti neredeyse. Korktuğum başıma gelmişti, evet. Tenim karıncalanıyordu, sesini duyduğumdan olsa gerekti. ''Tamay... Okulun var. Kalk, hadi.''
Paragraf Yorumları

Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz