5. YANLIŞLAR ve ONUN DOĞRUSU
5. YANLIŞLAR ve ONUN DOĞRUSU
Yan yana durduğum adamın yanında, yana yana kaçtığım insanları bir anlık da olsa unutacağım aklımın ucundan bile geçmezdi aslında.
Sanki tahmini zor, oldukça imkânsız bir şeydi.
Kocaman bir sessizlik tam da şu an aramızdan geçerken şaşırtıcı olan asıl şey, onun yanımda olmasıydı. Benim için en azından... Araf Reha Altemur nasıl bir adamdı pek çözememiştim -üç gün içerisinde çözebilmem olası da görünmüyordu- ama suratsız da olsa beni bu gece yalnız bırakmadığı için ona minnettardım. Acaba bana arabasıyla çarpmamış olsaydı, bu gece yollarımız yine de bir şekilde kesişir miydi? Merak ettiğim kesinlikle buydu. Büyük bir ihtimalle, evet. Çünkü bazı yollar birbirleri ile kesişmek için yaratılmıştı. Ve yine, bazen çıkmazı yaratan da yolları ezbere bilen insanlardı.
Bu gece Antalya olmakla sorunum yoktu. Yanımda birinin olması, ya da en azından böyle bir gecede yalnız olmamak lütuf bile sayılırdı. İnsanı yalnızlık öldürürdü. Bu kanıya varalı da çok olmamıştı ama gerçekten öldürücü olduğuna inanıyordum. Tek kalmaktan genelde hoşlansam da böyle geceler çekilmez oluyordu.
Bu gece Antalya sensin.
Araf Reha Altemur... Güzel jest.
Yirmi yedi yaşında olsan bile.
İçten içe kendime güldüğümde derin bir nefesi içime çekerek son yarım saattir sessiz kalan adama baktım. Ben de konuşmuyordum. Sadece dalgaların sesi vardı ve fazlasına da ihtiyacımız yokmuş gibi geliyordu.
"Babama anlat," dediğini duyduğumda parmaklarım kum ve küçük taşlar arasında dolaşırken. Bir taş daha aldım ve olduğum mesafeden denize doğru fırlattım. "Üniversite meselen hakkında babanla konuşur, kolayca halleder."
© 2026 Gizem Yiğit. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve paylaşılamaz.
Bu bölüm telif hakkıyla korunmaktadır ve yazdırılamaz. © 2026 Gizem Yiğit
Paragraf Yorumları
Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz