6. BİR YAKIN, BİN UZAK

AYKIRI KIYILAR

2
18px

6. BİR YAKIN, BİN UZAK

148 görüntülenme

6. BİR YAKIN, BİN UZAK
Tamay Reva Altemur.
Dudaklarımı kemirirken gözlerimi sıkıca yumarak içimi ateşleyen utancın geçmesi için birkaç saniye saydım. İçinde bulunduğum bu durum, kafamın alamayacağı kadar ütopik geliyordu kulağa. Bildiğim ve emin olduğum tek şey, sanki evlenecek kişi ben değil, bir başkasıydı ve ben yalnızca izliyordum olacakları. Hâlbuki ben evlenecektim. Aklımın ucundan dahi geçmeyecek bir olasılığın içinde, yanına bile yaklaşmak konusunda tereddüt ettiğim bir adamla evlenecektim ve evet, soy ismim de bu olacaktı. Her şey kâğıt üzerinde, gelip geçiciydi. Bunu biliyordum. Henüz maddeleri kararlaştırmamış olsak da bir gün ayrılacağımızı ve yeniden Yazgan olacağımı biliyordum. Ama şimdilik... Altemur.
Tamay Altemur.
Neden garip bir utanç içerisinde buluyordum kendimi? Bir başkasının yerini alıyormuşum gibi hissetmekten öte değildi içimdeki duygu değişimi. Bu kişi Azra olduğundan da değildi ama rahatsızlık hissi geçmek bilmiyordu. Ait olmadığım bir yerde, hep diken üzerinde olacağım bir insan ile yaşayacaktım.
"Hazır mısın?" diye soran ses beni düşüncelerimin arasından sıçratarak kaldırdığında omzum üzerinden ona baktım. Kısa bir süre sonra kocam olacak adama. Yanaklarım tekrar ve tekrar yandığında kirpiklerimi kırpıştırıp başımı salladım. Üzerini değiştirmişti; altında dün akşam giydiği pantolon, üstünde ise siyah, polo yaka bir tişört vardı.
"Gidelim," diyebildim sadece.
Sabah anlaşmamız sonrası derin bir sessizlik dağılmıştı etrafa, herhangi bir şey konuşmamıştık. Tek kalmak istediğimi söylemiştim, o da sabahın yedisinde buradan ayrılmamız gerektiğini söyleyerek bana son bir bakış atıp çıkmıştı odadan. Yine de bir gram bile uyuyamamıştım, onun için nasıldı gece? Aslında birkaç saat geçmişti henüz, saat sabahın yedisine geliyordu ama merak ediyordum işte. Bundan sonrasını, babamın tepkisini ve daha da fazlası olan evliliğimi...
Villadan çıkıp arabaya binene kadar sessizlik aramızdaydı ve ikimizin de konuşmak gibi bir hevesi yoktu sanki. Yine de onu anlayamıyordum. Araf Altemur'un ifadesi bu denli saklı ve ulaşılmazken bir o kadar da imkânsızdı. Onu hiç tanımıyordum ki, ne düşünüp düşünmediğini ifadesinden seçebilecek kadar konuşmuşluğumuz yoktu çünkü.
Titrek bir nefes alarak emniyet kemerini taktım ve başımı ona doğru çevirdim. Arabayı çalıştırmış, boş yola çıkarmıştı saniyesinde.
Paragraf Yorumları

Bir paragrafa tıklayarak yorum yapabilirsiniz